Dalgalanıyorum. Oraya buraya, her yere, her köşeye, herkesle, tek başıma. Sadece dalgalanıyorum. Devlet istikrarlı ama hayatımın her dakikası borsa gibi. Genel olarak yükseliyorum gibi ama hep bir düşüş söz konusu. Vallahi inceldi tüm halatlarım. Birlikte çürüyoruz. Ortada bir halatın kaldığından pek emin değilim ama bir şeylere tutunuyorum. Ya bırakıp düşene kadar nefesimin kesilmesini göze alacağım ve yere çakılınca tüm dalgalanmalarım sona erecek ya da daha sıkı tutunup inceldiği yeri inceltmeye devam ederek saçlarımla birlikte dalgalanmaya devam edeceğim. Bırakmaya pek niyetim yok da halatların duygularının olmadığını biliyorum.
Yaptığım her şeyin "sen de yapmıştın" kıyasıyla karşıma çıkması ve çıkacağı düşüncesiyle içimden gelen her tepkiyi hassas teraziye koyarak benden başka herkesi, her şeyi düşünerek hareket etmek halatlarımı inceltiyor. Herkes denilen başka insanların yaşayışıma sansürler koyması, kendi içime dublajlar yapması, sadece sözde benim olan hayatın dublörü olmak ve repliklerimi -başka- insanlardan almak halatlara tutunmaksa, halatların Allah belasını versin diyip boşluğa düşmek, kötüyle kötü arasındaki en iyi durum. Ne yazık ki halatları bırakacak cesaretim ve gücüm olmadığından hassas terazimde kendi yüreğim hariç herkesin duygularını tartarken kendimi biraz daha unutuyorum.
Caddenin ortasına çıkıp "seni sevmiyorum, seni de sevmiyorum, sizi hiç sevmiyorum, hiçbirinizi sevmiyorum" diye yere çökerek ağlamaktan yorulmak isteyecek kadar delirdim, şükürler olsun. Kulaklığımla eve yürürken kafamı sallayarak türkü söyleyen beni bu hale getiren -başka- insanlar her türlü kötülüğü yapar, şaşırmıyorum, şaşırmayın. İnsan insanın kurduymuş gerçekten, insan yaratılmışların en çirkini olmayı başarmış, en aptalıymış gerçekten.
Hassas terazi kullana kullana köşe başı esnafı gibi olduk, herkese farklı bişey tartıp aynı ses tonuyla para isteyen gözlüğünün üstünden bakıp sadece parayla ilgilenen bir dünya dolusu kocaman, dümdüz insanlar.
Kişisel gelişim kitaplarının içindeki kocaman kocaman yazan o güzel cümlelerin aslında hiç işe yaramadığı dehşet veren dünyada ancak bakkal defteri tutabilen bir dünya dolusu kocaman, dümdüz insanlar.
Ve, kocaman dümdüz insanlar,
Hem de bir dünya dolusu