Mutlu olduğumda en çok yazmayı özlüyorum. Evet, mutlu olduğumda kelimeleri biraraya getirecek şairane hissetmiyorum kendimi. Salıver gitsin ne gereği var, şimdi gül; bir yığın kelimeyle paragraflar oluşmasın, kahkaha at kocaman bir sayfa diyorum. Bencil miyim ya da mutluluk hissedilmesi gerçekten güç bir duygu mu? Belki biraz bencilim ve evet mutluluğu zor hissettim,paragraflarca yazdım zamanında, onunla yetindim.
Bi'gün okuldan eve dönerken bloglarımı okumuştum tek tek. Her cümlemden sonra vay be dedim, ne güzel hissetmişim, hissetmişim de duygularımı yazıyla hissettirmişim. Devam ettikçe okumaya, tüm duygumu yazıda bıraktığımı gördüm. Gözümden bi damla yaş akmadığını, çenemin bir kez titremediğini hatırladım. Yazmanın ardına ne kadar güzel gizlendiğime de hayran kaldım biraz. Duygusal olmayışıma her dakika biraz daha şükrettiğim de geldi hatırıma ve bunu yazmaya borçlu olduğum.
Hiç güçsüz kalmadım ben, kimsenin karşısında da ağlamadım ya da herhangi bir şey. Yazdığım zamanlar, ayağımla üstümden kayan yorganı tekmeleyip atarak üstüme getirişim gibi yaşamı biraz daha oturttum kendime göre. Gözlerim doldu ama ağlamadım, sadece bazen kelimeleri daha acımasız yerleştirdim. Haketmişlerdi.
Şimdi de mutluyum ben, siz neden mutsuzsnuz? Yazı yazmak için biraz moral bozmak istedim sadece. Ha arkadaşlar, herkesin hayatı yolundadır; iyi ya da kötü. Çok sonradan fark ettiğinizde bu hayatın sizin olduğunu görürsünüz, herkes mutludur, içlerinde bi yerlerde. Herkesin kendi hayatı var, hayatını kabullenip yaşamaya başlayanlar için mutsuzluk diye bir şey yok, bu benim hayatım, bu benim yolum demeyi bilenler için başka mutlu hayatlara özenmek, o hayat benim olursa mutlu olurum demek yok, yok çünkü kendi hayatlarına bu benim hayatım demeyi öğrenmiş insanlar için adına başkası dediği insanlar da yok.
Ve arkadaşlar; mutsuz olmak, mutlu olmak kadar güçlü değil.
1 Ocak 2015 Perşembe
Serbest Stil
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder