4 Mart 2014 Salı

Yanılgıların yankıları

Öyle zamanlar ki; mutlu olmanın yanında derin hüzünler yaşadığım, mutlu olmaktan ziyade hüzünlerimi gizleyerek geçip giden saatler. Hiç bişeyle mutlu olmayıp, hiç bişeyle üzülmediğim, hiç bişeye gülümsemediğim sadece kendimi bildiğim bilinmez dakikalar.
Hep böyle olur ya insan. Hep bi' bilmediği, uzun soluklu mutsuzlukların beslediği günlerde, yalnızlığının dibine kadar inip hiç bi' sesi duymayarak kendi içinde kaybolur. Zaman zaman her şeyi yitirmiş gibi, uzun bir kuyuya düşer gibi koyu karanlıkta sürüklenir, herkesin içinde. Herkesle ama tek başına. Etrafında kalabalıklar ama yalnızca.
İçimi acıtan milyonlarca şeyin yanında kalbimi acıtanı bulmak zor. Belki de olmayanı aramaktayım. Belki de olmasını istediğim şeylerin olmayışı sadece canımı acıtan, kalbime dokunmayan. Kalbime dokunan hiç bişey yokken boşluktan kayıp gelen dolması gereken yeri dolduran şey kalbimi acıtan. Belki de sadece benim hislerim beni yanıltan. Evet. Yanılıyorum. Düşündüğüm şeyler duygusal, kıpkırmızı, bomboş bi' alan ve oraya ilk düşen şey benim odak noktam. Yanılmaktayım.
Adım atıyorum yankılanıyor. Bağırıyorum yankılanıyor. Beni benden başka kimse net duyamıyor, anlayamıyor. Merdivenler dönerek yükselirken güzelliğine bakarak hızla çıkıp tam ortasında yoruluyorum. Ya eski neşem kalmıyor ya da isteğim. Yarısına kadar geldikten sonra tekrarından sıkılıyorum. Devam etmek istemiyorum, sonu yokmuşçasına. Eski heves ve çaba olmadığından anlamı da kalmıyor. Tek vasfı olmak olan bişey gibi kalıyor, anlamını yitiren her şey gibi, anlamını yitiren insanlar gibi.
Ben kalıyorum en son. Geri dönüyorum. Yukarı değil bu kez aşağı bakıyorum, vazgeçişlerimi görmek istemediğimden. Heveslerime, isteklerime göz değdiriyorum. Vazgeçişlerime ön ayak olan heveslerime. Ayaklarım aşagıdaki basamaklara sürtünürken aklım daha yukarılara meraklı. Ama daha fazla vazgeçiş istemiyorum. Sırtımı dönüp ellerimi trabzanların üstünde kaydırarak ayaklarımın dediğini yapıyorum. Yeni vazgeçişler geride, eski hevesler önümde diziliyor. Ben kendimi bulurken kapı kapanıp kilit sesi tiz bir sesle kulağıma dokunuyor. Yankılanmadan.

Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder